1940 Yılına Kadar Türk Edebiyatında Şiir

24 Haziran 2013 tarihinde tarafından eklendi.

|Cumhuriyet dönemi Türk şiiri, Tanzimat’tan sonraki bütün yenileşme dönemlerinde olduğu gibi üç kaynaktan beslenmektedir. Bunlar; Batı şiiri, Dîvan şiiri geleneği ve Halk şiiri kaynaklarıdır. Batı şiiri, şairlik yeteneği kadar bilgi ve kültür bakımından da son derece donanımlı olan şairler tarafından edebiyatımıza sokulur. Yahya Kemal parnas’lardan aldığı etkileri, Ahmet Haşim ise sembolist bazı özellikleri şiirimize getirir.

Edebiyatımızın en güçlü geleneklerinden olan Dîvan şiiri Tanzimat’tan sonra tamamen reddedilmekle birlikte, şairlerin kalitesi yükselip zevkleri inceldikçe her dönem tekrar ele alınan bir kaynak olmuştur. Bazı sanatçıların sadece şekil ve vezin, bazılarının ise duygu ve imaj bakımından etkilendikleri Dîvan şiiri, 1923’ten sonra eser veren şairler üzerinde de etkili olur.
Cumhuriyet devri şiirinin başlangıç yıllarında en çok etkilendiği kaynak “Halk şiiri” geleneğidir. Ancak bir süre sonra Garipçiler tarafından tamamen reddedilen bu geleneğe yine bu grubun öncülerinden Orhan Veli’nin “Yol Türküleri” adlı eseri ile geri dönülür. Halk şiiri geleneğinin son dönemdeki gerçek temsilcisi ise Aşık Veysel’dir.
Tanzimat’tan sonraki şiirimizde görüldüğü gibi, Cumhuriyet şiirinde de didaktik, hamasî, sosyal muhtevalı, şiir anlayışını insanın iç dünyasını da ele alan şiir anlayışı takip etmiş, sonra bu aşırı ferdiyetçiliğe yeniden sosyal şiir anlayışı ile mukabele edilmiştir, diyen Prof. Enginün’e göre “Yedi Meşale” ve “Garip” gibi hareketler de sürekli birer akım olmaktan çok, birer darbe tesiri uyandırmışlardır.
1923 ile 1940 yıllan arasında gelişen Türk şiirini, üç ana noktada toplamak mümkündür:
1. Zevkleri ve Şiir Anlayışları Eski Dönemlerde Oluşanlar : Cumhuriyet kurulduğunda, Tanzimat’tan beri edebiyatın içinde olan Abdülhak Hâmid henüz hayattadır. Servet-i Fünûn’dan, Cenab Sahabettin, Ali Ekrem Bolayır, Faik Ali Ozansöy, Fecr-i Atî’den Ahmet Haşim, Millî Edebiyat döneminin öncülerinden Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp ve Mehmet Akif Ersoy şiir yazmaya devam etmektedirler. Bu şairlerden, modern Türk şiirine büyük katkıda bulunmuş olan Ahmet Haşim ve Yahya Kemal en güzel şiirlerini Cumhuriyet döneminde yazarlar.
2. Memleket Şiirine Yönelenler : Bu şairlerin çoğu halk edebiyatı geleneğini takip ederek yeni bir şiir oluşturmaya çalışırlar. Ziya Gökalp ve Mehmed Emin Yurdakul‘un yolunu izlerler. Şiirlerinde konu memlekettir. Hece veznini ve halk şiiri nazım şekillerini kullanırlar. Sade bir dille yazıp mahallî söyleyişlere de yer verirler. Daha ziyade didaklif bir tarzları vardır. Gururlu, iradeli ve iyimser bir psikoloji ile hitabet tonunda şiirler yazarlar. Bu şairler arasında Faruk Nafiz Çamlıbel, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon, Yusuf Ziya Ortaç, Enis Behiç Koryürek, Necmeddin Halil Onan, Halide Nusret Zorlutuna. Şükûfe Nihal, Ömer Bedreddin Uşaklı, Ahmet Kutsi Tecer, Kemalettin Kamu, Ceyhun Atuf Kansu, Zeki Ömer Defne, İbrahim Zeki Burdurlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Behçet Kemal Çağlar, Arif Nihat Asya gibi isimler yer al-maktadır.
Memleket şiiri temasıyla başlayıp daha sonra şekil olarak değil, fakat muhteva ola¬rak farklı bir yol seçen şairlerin bir kısmını ise Mistik şiirler yazanlar olarak bu bölüm içinde değerlendirmek mümkündür. Bu şairler arasında Necip Fâzıl Kısakürek, Âsaf Halet Çelebi, Sezai Karakoç gibi isimler vardır. Necip Fâzıl ve Sezai Karakoç bu dönemde ta-mamen ihmal edilmiş olan insanın iç dünyasına yönelerek, İslamcı bir şiirin de öncüleri olurlar. Ayrıca Yunan mitolojisine yönelen Salih Zeki Aktay ile Mustafa Seyit Sütüven de temelde memleket şairidirler.

3. Öz Şiir Anlayışını Savunanlar : Şiirde didaktizmi kabul etmeyen ve “sanat sanat içindir” anlayışına bağlı kalan şairlerin tümünü bu grupta toplamak mümkündür.
1928 yılında eserlerini Yedi Meşale adlı bir kitapta toplayan gençler, Cumhuriyet şiirinin “sanat sanat içindir” diyen ilk grubu olur. Bu şairler : Muammer Lütfi, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solak ve Ziya Osman Saba’dır. “Meşale” adlı bir de dergi çıkaran bu grup kısa zamanda dağılır. Şiir, çoğu için bir gençlik heyecanı olarak kalmıştır.
Yedi Meşale‘ye dahil olmayan, fakat şiire kendisi olmaktan başka misyon yüklemeyen diğer sanatçıları da Öz Şiir’e tâbi olanlar arasında saymak gerekir : Ali Mümtaz Erolat, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet Necatigil. Bir önceki grubun içinde de değerlendirilmiş olan Âsaf Halet Çelebi ve Necip Fâzıl’da şiir hayatlarının ikinci devresi sayılabilecek eserleri ile bu grubun içine girerler.
Bu dönemde şiir yazan sanatçıların ortak özellikleri; sade bir dil kullanmaları ve Ahmet Haşim ile Yahya Kemal dışında kalan çoğunluğun hece veznini tercih etmeleridir. Halk şiiri şekil ve muhteva olarak takip edilmiştir. Konular ise Anadolu insanı ve coğrafyası etrafında örülür. Millî duygular, mitoloji ve mistik eğilimler başlıca temaları oluşturur.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Araba Sevdası Özeti