Mütercim Asım

14 Temmuz 2013 tarihinde tarafından eklendi.

MÜTERCİM ASİM (? – ısi9)
Ahmet Asım Gaziantep’de doğdu, istanbul’a 1789’da gelen yazar, Tabrizî’nin sözlüğünü Türkçeye tercüme ettiğinden dolayı Mütercim (tercüme eden, çevirmen) adıyla anıldı.Mütercim Asım, bu başarısı üzerine, müderrisliğe (medrese hocalığı) yükseltildi. Bu arada tarih yazarlığına başladı. Tarih adlı eseri iki cilttir. Yazar, çeşitli dallarda yedi tane eser vermiştir. Ancak, eserlerinin dili çok ağırdır.Tarih adlı eserinden bir örnek:

XIX. Yüzyıl Nesir Örneği
Zikri Cumhûriyeti Fransa ve Istilâyı Mısr-ı Kahire Cumhûrluk râbıtasıyla âlemi ifsâd ve mecmû’-ı düvel-i Avrupa’nın nizamların berbâd eden Fransızlar diyârı istâmiyye re’âyâsını ızlâl ve memâliki mahrûsayı pâymâli senâbikü’bir hayli ihtiyâl fikrinde idiği rûnümâ ve dcvleti aliyye def’i serlerini mülâhaza ve şerâ’iti silm ü musâfâtı muhafaza ile rehrevi tarîkai müdârâ olmuş iken otuz kadar sefâ’ini şirâ’bend tertîb ve Tolun limanından altmış bin asker ile bâdbân güşâyı tesrîb olacakları âvâzesi mesmû’ ve mahalli teveccühleri her yerde bir güne zebânzedei şüyu’ olmakda iken kavmi merkum bermuktezâyı cibiliyyeti meş’ûm iklîmi Mısr’ı âverdei pençei istilâ ve hücum edip bu takrîb ile ülkeyi Asya’yı dahi temellükle kesbi takviyet ve Abdulvehhâb ve şâ’ir şeyâyihi Urbanı celb ile Cezîretü’l-Arab’da neşr-i ahkâm-ı mel’anet edeceğinden başka bahr-i Süveyş’de sefâ’ın-i harbiyyesini icra ile âmedşud-i tarîk-i Hind’i teshil ve hasm-i kavisi olan İngiltereliye bu suretle esbâb-ı galebeyi tahsil için bin iki yüz on üç senesi muharreminin beşinci günü tskenderiyye’nin Freng limanı tarafına lcngerendâz-ı vüsûl ve seraskeri olan Napolyon Bonaparte’nin ikdâmıyle harben îskenderiyye kal’asına kademnihâde-i duhûl olduklarından sonra Mısr-ı Kahire’yi dahi halîdc-i çengâl-i istîsâl ve mecmû’ı iklîm-i Mısriyye’yi mazbût-ı dest-i ihtiyâl eyledikleri sâmi’a-i saltanatı tahdîş ve hâtır-ı erkân-ı devleti pür-teşvîş eyledi.
Mütercim Asım, Tarih,

(Kelimeler : istilâ : Kuşatma, ele geçirme, zikr : Anma. rabıta : Bağ. ifsat: Bozma, mecmu :Topluluk, toplanmış, düvel : Devletler, re’âye : Hükümdara bağlı vergisini veren halk. Izlâl: Küçük görme, gölge düşürme, mahrusa : Büyük şehir, pâlmâl : Ayak altına almak, senâbik : At veya katır tırnağı, hayli : çok, fazla, ihtiyâl : Korkma, def : Uzaklaştırma, kovma, şer :Kötülük, reh : Yol. müdârâ : Yüze gülme, dost gibi görünme, sefâ’in : Gemiler. Şirâ : Yelken, bâdbân : Gemi direği, tesrip : Yollama, gönderme. mesmû: işitilmiş, duyulmuş . güne : Tarz, biçim, merkum : Yazılmış, adı geçmiş, meş’um : Uğursuz, takviyet : Takviye etmek, destek vermek. mel’ânet : Lânetli,  teshil : Kolaylaştırma. Muharrem ayı : Kamer takviminin birinci ayı. lenger : Gemi çapası, zincirin ucundaki demir. halide : Sonsuz, daima, çengâl : Çengel, pençe. ihtiyal : Kibirlenme. Sami’a : işitme, pürteşviş : Çok karıştırma, kargaşa dolu.)

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Hikayede (Öyküde) ilkler